Renat AGISHEV'in Web Sitesine Hoş Geldiniz!
   
  Renat AGISHEV'in Web Sitesine Hoş Geldiniz!
  25 Mayıs, 2008
 

"Yargı durumdan vazife çıkardı"

Hükümet - yargı geriliminde bu kez Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuştu. Erdoğan, Yargıtay bildirisi için ''Yargı durumdan vazife çıkardı böyle bir yetki olamaz'' dedi.

Erdoğan, Türkiye'yi büyütecek ve ileri götürecek noktalara azimle, kararlılıkla taşıyacak ne varsa, AK Parti'nin temel politikası, varlık nedeni olarak bunu saydıklarını belirterek, "Bu yüzden AK Parti olarak hiçbir zaman parti menfaatlerini ülke menfaatlerinden ayrı görmedik, bundan sonra da görmeyeceğiz; üstünde tutmadık, bundan sonra da tutmayacağız" diye konuştu.
 
Erdoğan, Ankara'da ASKİ Spor Salonu'nda düzenlenen partisinin Kadın Kolları 2'nci Olağan Büyük Kongresi'nde yaptığı konuşmanın başında, kongrenin hayırlı olmasını ve başarılı çalışmalar yapılmasını diledi.
 
"Grupsal hedeflerle hareket etmedik"
 
Erdoğan, "Hiçbir zaman dar politik anlayışlarla, küçük siyasi hesaplarla, kişisel ve grupsal hedeflerle hareket etmedik, etmeyeceğiz" dedi.
 
Başbakan Erdoğan, "Siyasi hedeflerimiz her zaman Türkiye'yi bir bütün olarak kucaklayacak,Türkiye'yi bir bütün olarak kalkındıracak hedefler oldu. Bunu da bugüne kadar başarıyla sürdürdük" diye konuştu.
 
Erdoğan, "Türkiye'nin çıkarları yerine hiçbir zaman kişisel veya grupsal çıkarları gözeten, dar ideolojik hesaplarla hareket eden siyaset tarzlarına tenezzül etmedik. O kısır siyaset koridorlarındaki gibi, millete hizmet yolundan da sapmadık" diye konuştu.
 
"Bildiriyi cevapsız bırakmak seçmenime ihanettir" 
 
Erdoğan, Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisiyle ilgili değerlendirmelerde de bulundu.
 
"Millet olarak, yargıda bizim yargımızdır, yasamada, yürütme de bizimdir" diyen Erdoğan, "Şunu çok iyi tespit etmemiz gerekir, benim görev alanım bellidir. Benim görev alanımın dışına çıkmamam gerekir. Yürütme alanı bellidir. Belli icraat alanının dışına çıkması söz konusu değildir. Ama bir şeye üzülüyoruz. Bu güne kadar bir kapatma süreciyle, hakkında kapatma davası açılmış bir siyasi partiyle ilgili bir bildiri yayınlanırsa, kusura bakılmasın onu cevapsız bırakmak 16 milyon seçmenime ihanettir" dedi.
 
Başbakan, "Bunu cevapsız bırakamam.Başkanlar Kurulu böyle bir açıklamayı ne Anayasa'dan ne de kanunlardan aldığı yetkiyle değil, durumdan vazife çıkarmak suretiyle yapıyor. Böyle bir yetki olamaz ve bu konuda bizler eğer 16.5 milyon seçmenin oy verdiği hak sahibi olarak idareciler olarak eğer burada suskun kalırsak o zaman sesiz yığınların sesi olarak biz de, sessiz yığınlar olarak kalırız" diye konuştu.
 
"Herkes işini yapmalı. Yasama görevini yapıyor. Yasamaya kalkıp ta müdahale edilemez" diyen erdoğan, "Yürütmede yasama müdahale edemez, yasama da yürütmeye... Kuvvetler ayrılığı diyoruz. Herkes birbirine saygı gösterecek. Ve bunu, saygıyı da kuralları içerisinde götüreceğiz. Ve 138'nci Anayasa maddesinden dolayı atıfta bulunulurken ne yazık ki kendileri, 138'i çiğniyorlar. Bunun neticesi ne olursa olsun buna katılmak mümkün değildir" ifadelerini kullandı.
 
"Ne söylediğimizi çok iyi biliyoruz"
 
Yasama, yürütme yargı tüm kurumların Türkiye için var olduğunu ifade eden Erdoğan, "Aramızda husumete yer olmadığını altını çizerek söylüyorum. Hukukun üstünlüğü prensibine dayanarak, inanarak söylemek durumundayım. Onun için dikkat edeceğiz, hukukun üstünlüğü... Bu hukuk herkes için geçerli. Bakın kanun demiyorum, hukuk diyorum. Çok farklı bir şey. Evrensel değerlerle örtüşen hukuk. Bundan bahsediyorum. Bir yerde farklı, başkayerde farklı, olmaz" dedi.
 
Başbakan Erdoğan, "Kim söylüyor buna göre hukuk, olmaz. Neyi söylüyor, nasıl söylüyor. Kimse buna bakmıyor. Neye bakıyor? Kimin söylediğine bakıyor. Eğer Tayyip Erdoğan söylerse tuu kaka, filanca söylerse alkış. Yok öyle bir şey. Hukukta bu yok. AK Parti söylerse tuu kaka, CHP söylerse alkış. Yok böyle şey. Sayın Baykal maşallah ayetler, hadisler okur, Tayyip Erdoğan bırakın onu, 'bunların gözleri var görmezler' diyor, dosyaya koy. Yok böyle şey" diye konuştu.
 
Başbakan ayrıca, "Biz ne söylediğimizi çok iyibiliyoruz. Ve inanarak da yolumuza devam ediyoruz. Ve onun için de buyolculukta bizim her şeyimiz, sizsiniz. Ve biz halkımızı ayırt etmeksizin söylüyoruz" dedi.
 
"Birbirimize emanetiz"
 
Bütün bu tartışmaların neticesinde Türkiye'nin doğruyu mutlaka bulacağına ve her alanda daha da ileriye gideceğine inandığını vurgulayan Erdoğan, "Ola ki bu tartışmalardan kaygıya kapılıp yaşam biçimlerini tehdit altında hisseden, 'acaba ne olacak' diye endişeye kapılan vatandaşlarım olabilir. Unutmayın, biz birbirimize emanetiz. Benim yaşam biçimim, benim tercih özgürlüğüm sizlere emanettir" dedi.
 
"Sizin tercih hakkınız da bizlere emanettir. Hiç birimiz tercihlerimizi birbirine dayatma hakkına sahip değiliz. Hepimizin güvencesi, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti olan cumhuriyettir" diye konuştu.
 
Erdoğan, özellikle cumhuriyetin kurumlarının başında bulunanların sorumluluğunun bu rejimi korumaya çalışmakla kalmamak daha ileriye götürmek, güçlendirmek olduğunu belirterek, "Ben, etnik kökeni, inancı, yaşam biçimi ne olursa olsun partimize oy versin veya vermesin bizi beğensin veya beğenmesin bütün vatandaşlarımızdan razıyım" dedi.
 
Erdoğan, "Biliyoruz ki sizler hizmetten başka amacı olmayan bizlerden, bu kadrolardan razısınız. Gerisi boş, gerisi lafı güzaf. Baki kalan bu kubbede hoş bir sadaymış. Bu kadrolar, bu makamlar, bizler baki miyiz? Değiliz. Millet bizi ilan ihaye burada tutmaya da mecbur değil. Sayın Baykal, biz bunu farkındayız, siz bunu farkında değilsiniz. Bi rtaraftan yüzde 10'luk ülke barajını eleştireceksin ama partinde yüzde 20 kongre barajı koyacaksın. Hangi demokrasi bu. Biz hiçbir ayrıma tabi tutmaksızın halkımıza hizmet ediyoruz" diye konuştu.
 
"Demokrasi ve laiklik Türkiye'nin değiştirilemez gerçekleri"
 
Erdoğan, yaptığı konuşmada, son günlerde yaşanan tartışmalara ilişkin düşüncelerini hiçbir yanlış anlamaya müsaade etmeyecek şekilde paylaşmak istediğini ifade etti.
 
Başbakan Erdoğan, "Türkiye bu tartışmalardan zayıflayarak değil, inşallah daha da güçlenerek çıkacaktır. Ben buna bütün kalbimle inanıyorum. Bu tartışmalarda bizim hareket noktamız asla husumet değildir, olamaz da. Ama gönül isterdi ki biz enerjimizi buralarda bu lüzumsuz şeylerle değil, biz bu enerjimizi dünya ile vermiş olduğumuz o rekabet mücadelesinde harcayalım" diye konuştu.
 
Türkiye'nin geleceğinin aydınlık olduğunu belirten Başbakan Erdoğan, herkesin yaşam biçimine, tercih hakkına, siyasi görüşüne saygı duyduklarını söyledi.
 
"Kimse bu konuda en ufak bir endişeye kapılmasın" diyen Başbakan Erdoğan, hiçbir tartışmanın bu gerçeği değiştirmeyeceğini kaydetti.
 
Erdoğan, "Sonuç ne olursa olsun bu gerçek asla değişmeyecektir. Bazıları AK Parti hakkındaki kapatma davası 'böyle sonuçlanırsa şöyle olur, böyle sonuçlanırsa bir farklı olur' diyerek türlü türlü fikirler üretiyor. Tekrar söylüyorum, hangi netice olursa olsun hiçbir netice bu noktada gerçeği değiştirmez, değiştirmeyecektir. Demokrasi de laiklik de Türkiye'nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir, bunun aksi imkansızdır. Türkiye'nin önünde başka bir seçenek yoktur" dedi.
 
Aynı apartmanda, aynı ailede, bu farklı tercihlerin, bir arada yaşayarak gelindiğini anlatan Başbakan Erdoğan, "Hiç şüpheniz olmasın, bundan sonra da yaşayacaktır. Buna kimsenin itirazı yoktur. İnanıyorum ki kahir ekseriyetiyle vatandaşlarımız arasında başkalarının yaşam biçimini değiştirmek, müdahale etmek isteyende yoktur" diye konuştu.
 
Yargıtay bildirisi
 
Yargıtay Başkanlar Kurulu, AKP hakkındaki kapatma davasına tepkiler ve AKP’nin yeni anayasa çalışmalarını
21 Mayıs'ta yayımladığı sert bir bildiriyle eleştirdi; ''yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediği”ni kaydetti.
 
Yargıtay Başkanlar Kurulu'nun bildirisinde, "Tüm gelişmeler, ısrarlı bir biçimde ve sistemli olarak yargı erkinin bağımsızlığının hazmedilemediğini, tarafsızlığı sağlama adı ve aldatmasıyla yürütmeye yandaş, onu koruyup kollayan ve onun tarafından denetlenen bir yargının oluşturulmasını amaçlandığını belgelemeye yetmektedir" denildi.

Aynı günün akşamı, hükümet sözcüsü Cemil Çiçek'ten, ''Bu siyasi bir bildiridir ve hiçbir şekilde kabul edilemez. Yargıtay kapatma davasını etkilemeye çalışıyor, tarafsızlığını yitirmiştir''
açıklaması geldi.
 
Son açıklamayı ise Danıştay Başkanlar Kurulu yaparak yargıyı doğrudan ilgilendiren konularda yargı organlarının görüşlerini kamuoyuyla paylaşmalarının siyasi bir niteliği bulunmadığını
bildirdi.

 
  Copyright © rayn 2008 All Rights Reserved  
 
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=
Google
Web 151820061083.tr.gg